5 Mart 2010

CAN BERBERDE

Kimden Blogger Pictures

Hüzünlenmiş, yine geldik şu berbere, saçlar da başa bela, ne çabuk uzuyorlar...
Kolay gıdıklanır olmak berberde başımıza dert, 20 dakikalık iş 45 dakikaya uzuyor.
Berber bir kesim yapıyor, sonra da Can'ın gıdıklanmasının geçmesini bekliyor. Can bu esnada ipoddan en sevdiği çizgifilmi izliyor, diğer türlü koltukta oturması mümkün değil. İpod: Zor zamanların kurtarıcısı...
Bir alışveriş esnasında, bir kahve molasında, doktorda sıramızı beklerken, uzun yolculuklarda...

Kimden Blogger Pictures

3 Mart 2010

ISPANAKLI RULO BÖREK

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Malzemeler:
750 gr ıspanağın yeşil yaprakları
1 büyük kuru soğan
Biraz tuz ve karabiber
6 adet yufka
Yufkaların üzerine sürmek için zeytinyağı
1 adet yumurta

Yapılış:
Yıkanmış doğranmış kuru ıspanakların üzerine soğan rendelenir, tuz ve karabiber eklenerek ovulur. İç malzemeniz hazır.
Yufkaların her biri masaya serilip üzerlerine sıvıyağ sürülür. 2. ve 3. yufkada da tekrarlanır. 3. yufkadan sonra iç malzemenin yarısı konur. Yufkalar rulo yapılıp ortadan ikiye kesilir, yağlanmış tepsiye bu şekilde yerleştirilir.
Diğer 3 yufka için de aynı işlem gerçekleştirilir. Midi fırın tepsilerinden iki tepsi kullanmak gerekiyor.

Üzerlerine 1 yumurta sarısı sürülüp arzuya göre çörek otu ya da susam serpilerek 200 derecelik fırında pişirilir. (Midi fırınlar da tepsiler orta bölümde tek tek pişirilir)
Fırından çıkan böreklerin üzerine sıcak haldeyken tereyağı sürülür.

Afiyet Olsun…
Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

28 Şubat 2010

ISPANAKLI RULO BÖREK + ALGİDA'YA TEŞEKKÜR

Olay sırasıyla gidelim ve önce Algida'ya kocaman bir teşekkür edelim. Perşembe günü tam da kandil günü bir paket geldi Algida'dan. Yeni ürünleri dondurma pastalardan iki çeşit kandil akşamı ikramları gibi gelmişti. Tabağımızı boş göndermeyelim. En azından bir teşekkür edelim Cömert Sevgiliye. Kaç kişi kısmetlendi bu pastalardan. Teşekkürler Algida... O kadar güzel ki hiç beklenmedik bir anda sürpriz paketle gelen mutluluk...



Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...




Bu haftasonu cumartesi sabahı kahvaltıya misafirlerimiz vardı. Can'ın arkadaşı Deha ve anne&babası... Kahvaltı masasında bir hamur işimiz olsun dedim ve tarifini kayınvalidemden alıp not ettiğim aynı zamanda pratikte olacağını düşündüğüm ıspanaklı rulo börekte karar kıldım. Ispanakları yıkama kısmı haricinde evet pratik... Marketten aldığım ıspanaklar temiz olduğu halde 5-6 su yıkadım. En zor kısmı da burası ama buna değiyor kesinlikle... Tarifi çok yakında ayrı bir yazı ile...



Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...




Kahvaltı hazırlıklarım daha bitmeden böreği fotoğraflayayım dedim, madem yeni bir tarif bunu yayınlamak da gerek. Bu çabam bir başka fotoğrafçıya konu olmuş. Sonradan şu kareyi gördüğümde de makineyi yine yanlış tuttuğumu farkettim:(
Bu sebepten fotoğraflarım titriyor, istediğim netlik tam olmuyor.



Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...




Hmm olmuş mu bakalım...



Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...




Kahvaltının ardından Deha ve Can bize bir resital verdiler:)



Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...


Misafirlerimizi uğurladıktan sonra baba ile Can her haftasonu olduğu gibi bu haftasonu da havuz+hamamın yolunu tuttular. Anne ise tercihini alışverişten yana kullandı. İlk fırsatta havuza bir fotoğraf gezisi düzenleyip Can'ın yüzme öğrenme aşamalarını fotoğraflayacağım:) Sevgili Ayça ilham kaynağım oldu :)
Can bu hafta ilk defa havuz gözlüğü kullanmış. Başını suyun içine sokmayı öğreniyor.

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...


Havuz çıkışında buluştuk ve yeni bir kardeşin geliş haberini hayırlamaya arkadaşlarımıza gittik.
Annemiz 39 yaşında, 2.bebek süpriziyle ilk trimesterı mide bulantılarıyla geçirdiğinden yemek hazırlığını evin babası yapmıştı. Evin babası bu konuda bizlerden tam not aldı:)
Evde 7, 4 ve 2,5 yaşında 3 erkek çocuğu biraraya gelince epey şenlikli oldu:)
Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...


35inden sonra doğumu bir çok anne tercih eder oldu, evlenme yaşı bir kez arttı zaten. Zamanında 2.çocuğa cesaret edemeyen anneler de aradan yıllar geçtikçe 2.çocuğa evet der oldular.
35. yaşlarda 2. bebek neden olmasın? İlk çocuktan sonra bir nebze rahata kavuşup 2.cocuğa cesareti olmayanlar için de güzel bir bahane sanki...

22 Şubat 2010

İLK FOTOĞRAF GEZİM...

Bu pazar ilk defa bilinçli olarak bir fotoğraf gezisinde bulundum.

Kurstan arkadaşlarla ve hocalarımızla sabah erkenden Karaköy'de Sebo Börek'de buluşuldu. Kahvaltının ardından Karaköy-Balat-Eminönü Hattı boyunca yürüyüp fotoğraf çekildi. Sahilde balık ekmek yemek, yağmur bastırınca bir kafeye doluşup "Kömürde Çay" içmek de ayrı keyifti...

Hep otomatikde fotoğraf çekerek fotoğraf çektiğini zanneden bendeniz "manuel" modda önce bir cebelleşip ardından da gerçekten fotoğraf çekiyor olmanın keyfine vardı.

Bu gezi ilkti, kısmetse son olmayacak... Fotoğraf çekerken İstanbul'u yaşadım, yaşayan bu şehri gördüm, yeniden keşfettim sanki.

Görmemiş bir fotoğraf çekmiş, tutmuş bloğuna koca koca eklemiş:)
Bu seferlik maruz görün, bundan sonrakileri daha ufak boyutta eklerim. Etiket metiket de bırakmadım. Hırsıza davetiye :)
Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...


Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...


Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...


Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

Kimden Klubeme Hoşgeldiniz...

19 Şubat 2010

BİR BALIK...


Bir balık görülmüş Karadeniz Sahillerinde :)

Fotoğraf için teşekkürler PeriTozu
Mükemmel bir zamanlama:)
Can'ın bir sonraki fotoğraflarını Münih'de buluştuğumuzda çekersin kısmetse:)

4 Şubat 2010

ISTANBUL MODA HAFTASI 2010

Geçen haftalarda SantralIstanbul'da harıl harıl çalışıyorlar kar kış demeden. Metal iskelet üzerine büyük çadırlar kuruluyor. Merak ettik, sorduk.
-Ne kuruluyor burada
-Fuar
-Ne fuarı peki biliyor musunuz?
-Teknik fuarmıymış neymiş.

Güvenlik görevlisinin teknik fuar dediği şey Istanbul Moda Haftası 2010 çıktı. Geçenlerde Cemil İpekçi'nin defilesine davetiyemiz olduğu halde gidememiştik. Üzülmüştüm ki karşımıza bu fırsat çıktı. Tabi fotoğraf kursunun aşkıyla da hadi dedim eşime, gidelim Arzu Kaprol'un defilesine... Can'ı babanneye emanet ettik. 5 dakika yürüyüşten sonra olay yerine vardık.
Biz saf saf tabi gideriz gireriz içeriye derken, hooop durun bakalım. Davetiyeniz var mı sorusu ile karşılaştık. Fuarı gezin ama defile için davetiye gerekiyor. Kem küm derken dedim ben .... da çalışıyorum. Bizim giyim markalarımız da.... şunlar şunlar. Yalan yok. Bilsem gider isterdim davetiye ilgili arkadaşlardan... Neyse şirket ismi ve giyim markalarımız sayesinde davetiyelerimizi kaptık. Son dakika defile kapısından da içeri girdik. Ardımızdan kapılar kapandı, defile başladı. Zar zor arkalardan bir yer bulduk.
O metal iskeletlerden birine tırmanıp fotoğraf denemelerimize başladık.
Azimliyiz etkinlikler bitmeden bir defileye daha gideceğiz. Bu sefer vakitlice gidip önlerde yer alıp resim çekeceğiz. Soğuk içiniz misali fotoğraflara tıklayarak büyük halleriyle bakınız:)












Defile bitiminde Arzu Kaprol çıkıp selamını verdi. Çıkışta da bizi süprizler bekliyordu. Haftasonu magazin dergilerinde gördüğümüz şahıslar buradaydı. Çoğunu ismen tanımıyoruz ama simalar tanıdık geliyor. İsmen tanıyıp fotoğrafını çekebildiklerimiz ise Hande Ataizi ve Zeynep Tunuslu idi… Neslihan Yargıcıyı ise yakalayamadık. Her zamanki siyah gözlüklerinden tanıdım. Karanlık bir ortamda siyah gözlük takan bay/bayan çok kişi vardı. Camsız sadece çerçeve gözlük takan da vardı. Kemik gözlükler moda mı oldu nedir:) :) :)








30 Ocak 2010

ÇANTAMIZDA NE VAR???

Sevgili E.T sobelemiş beni. Bloğa yeniden döndükten sonra ki ilk sobelenmem bu. O yüzden anlamı büyük benim için. Teşekkürler E.T:)

Şimdi bizim iki türlü çantamız var. Haftaiçi anne çantası ve haftasonu Anne-Oğul çantası... Hangisini döksem diye düşünürken ikisini de dökmeye karar verdim:)

İlk önce annenin çantası...


Bilimum tokalar, alışveriş fişleri, rimel, cep telefonu, ıslak mendiller, tek kullanımlık antibakteriyel jel, bir adet yedek lens, bugünlerde okuduğumuz kitap, aşı kartım(hep yanımda nedense:)), iki hafta sonrasına 4 kişilik tiyatro bileti, seyyar dikiş kutusu(otelden yürütülmüş :)), şifrematik, rimel, şirket kartım, cüzdan, mini ajanda, kalem, el kremi, flask diskler... Ev anahtarlarımı montumun cebinde unutmuşum, fotoğrafta yer almadı:)

Bu çantayla artık işimiz bitti, Can ile birlikte dışarı çıkarken ortak çanta kullanıyoruz oğlumla.
Bu sabah ben çantaları birleştirme işi yaparken bir poz çekiyorum ki, kameraya bir el giriyor:)

Kapkaç yapıldı bile...

Bir süre oynadı, sıkılıp bıraktığı anda yeniden fotoğraf çekmeye devam ettik...

Dışarda geçecek zamana göre bez(2-3), ıslak havlu, alt açma bezi, pişik kremi(nadiren), herşeyden yedek birer takım(atlet, çorap, pantolon, sweat ve kapişonlu kolsuz sweat), yedek sular(ufak olan Can için, büyüğü anne babanın), oyuncak arabaları(sadece dışarıya çıktığında oynuyor, her zaman görmediği oyuncaklar olması önemli:), anahtar, cüzdan, cep telefonu, mendil, minikitap, not defteri, boya kalemleri, didöden-üccen:) mini kek(cuma akşamından kek yapamamışsam, öğlen atıştırması, ailecek paylaşılacak)
Şimdi dökülüp saçıldık, ben de başka anneleri sobelemek istiyorum. Kimleri???

15 Ocak 2010

YENİ BİR ÜLKE- YENİ BİR HOBİ...

4.5 ay önceden uçak bileti mi alınırmış?
Aldım, duramadım.

Gezi öncesi planlar yapmanın keyfini 2 aya değil 4,5 aya yaymak istedim.
Bu da yetmedi, köy köy gezmeyi garantilemek için arabayı da kiraladık, ne olur ne olmaz, araba kalmaz bize sonra, işimiz garanti olsun :p
Yine masal ülkesine… Bir de onun komşusu pastalar diyarı ülkeye… Yeni bir ülkeyi ilk kez görecek olmanın heyecanı…

Bu 4,5 ay, nerelere gitsek sohbetleriyle araştırmalarıyla geçecek.
İsviçre’de yeni yerler, yeni köyler keşfedilecek. O şahane göllerin kıyılarında bir bir dolaşılacak.
Sonra Avusturya’ya yönelip minik ülke Lichestein’ı bir kez daha bu sefer bahar sonunda ziyaret edip ardından ilk kez Avusturya sınırından geçeceğiz.
Yolumuz Inssbruck’a… Viyana çok uzaktasın, sana kadar uzanır mıyız bilemiyorum.
Google.map ile haşir neşir olup karara varacağız… Gözüme Münih'i de kestirdim, Inssbruck'a 2 saat mesafede...

Bir diğer heyecan mutluluk, haftaya başlayacağım fotoğraf kursuna ait.
Bu tarihten sonra ki geziler benim için daha da anlam kazanıyor. Öğrendiklerimi uygulama çabası, bakıp bakıp oldu mu demek.
Yeni bir hobinin getirdiği heyecan, işte bu her yaşta gerek insana…