3 gün oldu, ne yapıyor bunlar(Pınar&Can) diyebilirsiniz. Pazartesi öğleden öncemiz dışarda bilimum işlerle geçti, malum SSK sizi öyle prosedürlerinden geçirmeden izne çıkarmıyor. Saat 1 gibi işlerimizi bitirmiş, işyerine son bir kez gidip, arkadaşlarla vedalaşmış olarak eve döndük Can ile... Ardından ilk günün keyfini çıkarmaya başladık, bilgisayarı aldık yanımıza, koltuğa uzandık, Acıktıkça mutfağa gittik geldik arada. Akşam babamız geldi, yemeğin ardından yürüyüşe çıkardı bizi. Ertesi gün hadi bakalım biraz iş yapalım dedik, salon ve mutfakta temizlik operasyonuna giriştik, ağır ağır her gördüğümüz gizli köşeye elimizi atmaya çalıştık gücümüz yettiğince, acelemiz yok ne de olsa, azar azar yapsak yeter bize. Ardından babamıza süpriz olsun deyip kazandibi yaptık. Kazandibi yapmanın tek zor tarafı sıcak ocak karşısında ter dökmektir, malum altını yakmanız gerekiyor tepsinin. O da yetmedi Ramazan pidesi yapmaya giriştik. Yalnız, hamurunu biraz geç mayalayınca akşam yemeğine yetişmeyen ama lezzetinden dolayı yenilmekten kurtulamayan pidelerimiz oldu. Babamızdan da sitemleri işittik, neden yemeğe yetişmedi diye. Kazandibi yanında pide yediğini görüp şaşırdık babaya Can'la... Fotoğraf için de ertesi sabahı bekledik, yani bu sabahı. Akşam babamızın getirdiği Sofra dergisinin yeni sayısına göz attık. Pide fotoğrafını nasıl çekebiliriz diye düşündük. Sonunda güzel bir kahvaltı tabağı ile birlikte çekmeye karar verdik Can ile. Ardından da hazırladığımız bu tabak ile kahvaltımızı edecektik. Evde peynir olmadığını fark edip, peynir almak bahanesi ile tekrar yürüyüşe çıktık, 1 km. ötedeki markete gidip geldik babamızı da ikna ederek. Sabah olunca babamızı işe uğurladık ve başladık çalışmalara. Önce fotoğrafları çekip, sonra kahvaltı ettik.
Ramazan pidesi tarifi bu işin üstadı Sevgili Binnur'dan. Ben evdeyken ve Binnur'un bunca güzel tarifi varken eve ekmek alınmayacak bu gidişle... Sadece tarifleri değil, anlatımı ile öyle bir ikna ediyor ki Binnur, hamuru mayalamaya mutfağa koşuyor insan. Ekmeğin hikayesini anlatması ise çok daha anlamlı kılıyor bu çalışmayı. Tarif için Binnur'un sitesine yönlendiriyorum sizi... Bu tarif ile ilgili tek notum, eğer nar gibi kızarmış pideler istiyorsanız, üzerine yumurta sarısını sulandırmadan sürün derim. Sulandırıp da kullandığınızda pidelerin üstü yeterince kızarmıyor. Lezzetinde ise kesinlikle bir eksiklik yok. Ben fırın olarak da yadigar davul fırınlardan kullandım. Pizza, açma, ekmek gibi mayalı hamur işlerinde ben davul fırını kullanıyorum. Daha fazla ısınabildiğinden normal fırınlara göre çok daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorum.
Kazandibi tarifi ise Oktay Usta'dan. Geçen hafta hazır satılan paketlerden yapmıştım, sonra baktım ki tarifi çok kolaymış. Yapılan işlemler aynıydı. Babamız da çok sevmişti. Tekrarı şart olmuştu. Gerçi aklımda profiterol yapmak vardı ama zamanımız azdı.
DAMLA SAKIZLI KAZANDİBİ
- 1 kg süt(5 su bardağı)
- 1,5 su bardağı toz şeker
- 3 parça damla sakızı
- 3 çorba kaşığı pirinç unu
- 2 çorba kaşığı nişasta
- Üzeri için istenirse tarçın
Hazırlanışı: Bir tencereye soğuk sütü, toz şekeri, pirinç ununu, nişastayı koyuyoruz. Bir çorba kaşığı toz şekeri ve damla sakızını havanda dövüp, onu da tenceremize katıyoruz. Çırpma teliyle karıştırıyoruz. Sürekli karıştırarak koyu muhallebi kıvamına getiriyoruz. Koyu muhallebi kıvamına gelince ocaktan alıyoruz. 30 cm çapında bir alüminyum tepsiyi önce yağlayıp ardından pudra şekeri serpiyoruz her yanına. Muhallebi karışımını da tepsiye döküp, ocağın üzerinde ara ara çevirerek altını yakıyoruz. Kenarların pempeleştiğini göreceksiniz. Bu işlem 10-15 dakika sürebiliyor. Ben sürekli çevirmeyip daha seyrek çevirdiğimde daha çabuk yandığını keşfettim. Tepsiyi sürekli çevirdiğinizde yanma süresi uzuyor. Altını yakma işlemi tamamlanınca ıslak bir bezin üzerine tepsiyi oturtun. Ilıyınca buzdolabına kaldırıp 2 saat kadar bekletin. Soğuyan kazandibini buzdolabından çıkarıp, dilim dilim keserek spatula yardımı ile ters çevirin. Üzerine dilerseniz tarçın yada kavrulmuş fındık kırığı ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.
Not: Ben spatula ile ters çevirme işini henüz pek beceremedim. Kalıp gibi çıkmasını sağlayamadım henüz, ama yılmak yok, çalışmalara devam. Bu konuda önerileriniz olursa lütfen yazın. Ramazan pidesi için de elle şekil vermekte zorlandım, bir açık ekmek fırını bulup ustaları biraz izlesem iyi olur.


