SÜTLÜ TATLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SÜTLÜ TATLILAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2007

Ramazan Pidesi ve Damla Sakızlı Kazandibi

3 gün oldu, ne yapıyor bunlar(Pınar&Can) diyebilirsiniz. Pazartesi öğleden öncemiz dışarda bilimum işlerle geçti, malum SSK sizi öyle prosedürlerinden geçirmeden izne çıkarmıyor. Saat 1 gibi işlerimizi bitirmiş, işyerine son bir kez gidip, arkadaşlarla vedalaşmış olarak eve döndük Can ile... Ardından ilk günün keyfini çıkarmaya başladık, bilgisayarı aldık yanımıza, koltuğa uzandık, Acıktıkça mutfağa gittik geldik arada. Akşam babamız geldi, yemeğin ardından yürüyüşe çıkardı bizi. Ertesi gün hadi bakalım biraz iş yapalım dedik, salon ve mutfakta temizlik operasyonuna giriştik, ağır ağır her gördüğümüz gizli köşeye elimizi atmaya çalıştık gücümüz yettiğince, acelemiz yok ne de olsa, azar azar yapsak yeter bize. Ardından babamıza süpriz olsun deyip kazandibi yaptık. Kazandibi yapmanın tek zor tarafı sıcak ocak karşısında ter dökmektir, malum altını yakmanız gerekiyor tepsinin. O da yetmedi Ramazan pidesi yapmaya giriştik. Yalnız, hamurunu biraz geç mayalayınca akşam yemeğine yetişmeyen ama lezzetinden dolayı yenilmekten kurtulamayan pidelerimiz oldu. Babamızdan da sitemleri işittik, neden yemeğe yetişmedi diye. Kazandibi yanında pide yediğini görüp şaşırdık babaya Can'la... Fotoğraf için de ertesi sabahı bekledik, yani bu sabahı. Akşam babamızın getirdiği Sofra dergisinin yeni sayısına göz attık. Pide fotoğrafını nasıl çekebiliriz diye düşündük. Sonunda güzel bir kahvaltı tabağı ile birlikte çekmeye karar verdik Can ile. Ardından da hazırladığımız bu tabak ile kahvaltımızı edecektik. Evde peynir olmadığını fark edip, peynir almak bahanesi ile tekrar yürüyüşe çıktık, 1 km. ötedeki markete gidip geldik babamızı da ikna ederek. Sabah olunca babamızı işe uğurladık ve başladık çalışmalara. Önce fotoğrafları çekip, sonra kahvaltı ettik.
Ramazan pidesi tarifi bu işin üstadı Sevgili Binnur'dan. Ben evdeyken ve Binnur'un bunca güzel tarifi varken eve ekmek alınmayacak bu gidişle... Sadece tarifleri değil, anlatımı ile öyle bir ikna ediyor ki Binnur, hamuru mayalamaya mutfağa koşuyor insan. Ekmeğin hikayesini anlatması ise çok daha anlamlı kılıyor bu çalışmayı. Tarif için Binnur'un sitesine yönlendiriyorum sizi... Bu tarif ile ilgili tek notum, eğer nar gibi kızarmış pideler istiyorsanız, üzerine yumurta sarısını sulandırmadan sürün derim. Sulandırıp da kullandığınızda pidelerin üstü yeterince kızarmıyor. Lezzetinde ise kesinlikle bir eksiklik yok. Ben fırın olarak da yadigar davul fırınlardan kullandım. Pizza, açma, ekmek gibi mayalı hamur işlerinde ben davul fırını kullanıyorum. Daha fazla ısınabildiğinden normal fırınlara göre çok daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorum.

Kazandibi tarifi ise Oktay Usta'dan. Geçen hafta hazır satılan paketlerden yapmıştım, sonra baktım ki tarifi çok kolaymış. Yapılan işlemler aynıydı. Babamız da çok sevmişti. Tekrarı şart olmuştu. Gerçi aklımda profiterol yapmak vardı ama zamanımız azdı.

DAMLA SAKIZLI KAZANDİBİ

Malzemeler:

  • 1 kg süt(5 su bardağı)

  • 1,5 su bardağı toz şeker

  • 3 parça damla sakızı

  • 3 çorba kaşığı pirinç unu

  • 2 çorba kaşığı nişasta

  • Üzeri için istenirse tarçın

Hazırlanışı: Bir tencereye soğuk sütü, toz şekeri, pirinç ununu, nişastayı koyuyoruz. Bir çorba kaşığı toz şekeri ve damla sakızını havanda dövüp, onu da tenceremize katıyoruz. Çırpma teliyle karıştırıyoruz. Sürekli karıştırarak koyu muhallebi kıvamına getiriyoruz. Koyu muhallebi kıvamına gelince ocaktan alıyoruz. 30 cm çapında bir alüminyum tepsiyi önce yağlayıp ardından pudra şekeri serpiyoruz her yanına. Muhallebi karışımını da tepsiye döküp, ocağın üzerinde ara ara çevirerek altını yakıyoruz. Kenarların pempeleştiğini göreceksiniz. Bu işlem 10-15 dakika sürebiliyor. Ben sürekli çevirmeyip daha seyrek çevirdiğimde daha çabuk yandığını keşfettim. Tepsiyi sürekli çevirdiğinizde yanma süresi uzuyor. Altını yakma işlemi tamamlanınca ıslak bir bezin üzerine tepsiyi oturtun. Ilıyınca buzdolabına kaldırıp 2 saat kadar bekletin. Soğuyan kazandibini buzdolabından çıkarıp, dilim dilim keserek spatula yardımı ile ters çevirin. Üzerine dilerseniz tarçın yada kavrulmuş fındık kırığı ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Not: Ben spatula ile ters çevirme işini henüz pek beceremedim. Kalıp gibi çıkmasını sağlayamadım henüz, ama yılmak yok, çalışmalara devam. Bu konuda önerileriniz olursa lütfen yazın. Ramazan pidesi için de elle şekil vermekte zorlandım, bir açık ekmek fırını bulup ustaları biraz izlesem iyi olur.

29 Mart 2007

Mutfaktayım, Mutfakta!!!!

Epeydir yaptıklarımı yayınlayamadım. Birikti birikti ve hepsini bir yazıda aktarmak istedim. Hamileliğin ilk 3 ayını geçirince çok şey farketti bende, tembellikten kurtuldum, mutfağa yeniden alışmaya başladım ve işte ortaya çıkanlar... Yemek yapmayı hala pek sevmiyorum, zaten bu her zaman ki halimdi. Fırınım ve ben daha çok anlaşıyoruz:)
Etaminde ki gibi bir kuzine sobaya sahip olmayı çok isterdim:) Hayal ediyorum sadece... Kuzine fırınım ve ben çok mutlu olurduk, yemek ve kek kokuları evin her köşesine yayılırdı, ve daha bir keyifli olurdu sanki kek pişirmek... Ve bir kedi olmalı, sobanın yanıbaşına kıvrılan, kestane de pişirmeliyim, patates de atmalıyım fırına, üstünde çayım da kaynamalı, yemeğim de pişmeli, babaannemin çöreklerinden de yapmalıyım. O kadar çok torunum yok ki çıkan çörek tepsisi anında boşalsın yerine yenisi dolsun. Bir tepsi boşalsa da yeter benim için...
Kalorifer petekli evlerimizde bu güzellikten mahrum yaşıyoruz. Elbet bu durumun da artıları çok fazla, evin her köşesi sıcak, sular sıcak akıyorken bilmiyoruz, soba yanan odadan çıkınca üşümeyi, ya da soğuk sularda bulaşık yıkamanın zorluğunu... Ama buna rağmen bir kuzine soba istiyorum, hem de çok. Çocukluk anılarını yeniden yaşamak için belki de... Bir tepsi çörek pişirip mutlu olmak için...

Bu hayali bir kenarda tutalım, esas konumuza gelelim, işte fırından yeni çıkmış elmalı pay, bu payı yaparken Sevgili Ferhan'dan etkilendim. Onun yaptığı gibi üstünü hamurla kapattım ve çizikler attım. Sonuç ise çok lezzetli, ağızda dağılan harika bir elmalı pay.

ELMALI PAY

    Malzemeler:

    Hamur için:

    • 2 yumurta
    • 1 su bardağı şeker
    • yarım paket erimiş margarin( 125 gr)
    • 1 paket vanilya
    • 1 paket kabartma tozu
    • Aldığı kadar un

    Elmalı Harç İçin:

    • 3 elma rendesi
    • 1 tatlı kaşığı tarçın
    • Yarım su bardağı şeker

    Yapılışı: Hamur malzemelerinden önce şeker ve yumurta çırpılır, erimiş margarin, vanilya katılır, hamur kabartma tozu ile birlikte aldığı kadar un katılarak yoğrulur. Hamur ikiye bölünür, bir kısmı tart kalıbının tabanına yayılır, diğer kısım ise merdane ile açılarak üstüne kapatılmak üzere ayrılır. Elma rendeleri tarçın ve şeker ile ocakta çok az pişirilir(suyunu çekene kadar). Tartın içine konur, ve kalan hamur üstüne kapatılır. 180 derecelik fırında üstü pişene kadar tutulur. Afiyet olsun.

    Bu tarif fikir olarak değil tamamen Ferhan'a ait, Benim yaptığım tek fark, böğürtlen yerine çilek sosu kullanmak oldu. Minik bir kavanoz çilek reçelini üstüne boca edip, hindistancevizi ile süsledim:) Çilek reçelinden dolayı biraz fazla şekerli oldu:) Siz Ferhan'ın sos tarifinden şaşmayın derim:)

    Bu börekler Mercimekli, eltimin yaptığı böreğin tarifini daha önce site de vermiştim. Bir ziyaretçi bu börekleri yapıp çok memnun kaldığını belirtince börekleri ben de denemeye karar verdim. 2 tepsi böreğim oldu. Hepsini tüketemediğimizden bir kısmını buzluğa kaldırdım. Acil durumlar için saklıyorum:) Yeşil mercimeği ağzına sürmeyen eşim bile bu böreklerden yedi. Çok şaşırdım. Eşim'in ağzına sürmediği yeşil mercimek, benim ona yaptığım ilk yemekti, pek aç değilim diyerek o vakit yememişti:) Hiçbirşey seçmeyip yiyen eşimin tek yemediği şeyi bulmuş ve iki çeşit yemeğini yapmıştım o vakit hiç unutmuyorum:) Yeşil mercimekli erişte yemeği ile mercimekli bulgur pilavı idi:)
    Mercimekli börek tarifi için burayı tıklayın:)
    Fotoğraflar için kusura bakmayın, esas makinemizde bir süre arıza olup, tamire gittiğinden bunları eski makine ile çekmek zorunda kaldım.

    Veee benim kurtarıcım, pek çabuk yapılan, pratik brownie

    Mikrodalga'da Brownie

    Tarifi Devletsah'a ait, en fazla 15 dakika da kekiniz hazır, 5 dakika keki çırpmak için, 10 dakika'da pişirme süresi... Tarifi'ne buradan ulaşabilirsiniz. Bu tarifin dışında 3 adet çok güzel brownie tarifi daha var Devletşah'ın, hepsi çok pratik, ilk fırsatta denenecekler arasında duruyor.

    Bugün özel bir gün, hepimizin Mevlid Kandili mübarek olsun, bu gece yaptığınız hayırlar ve dualar kabul olsun. Bir kandil geleneği olarak bu akşam tatlı (en çok da helva) yapıp komşulara dağıtmak istiyorum. Bu güzel geleneği yaşatalım...

    2 Aralık 2006

    KAKAOLU MUZLU RULOLAR



    Kakaolu muzlu rulo tarifini arkadaşım Emel'den almıştım. Eşim 3-4 porsiyon yedikten sonra, bana dönüp sessiz sessiz "bu tarifi Emel'den alsana, çooook güzel olmuş " demişti :) Bende tarifi alıp ilk fırsatta hemen uyguladım, üstünü fındıkla süsledim ve sonuçtan yine memnun kaldık. Bir süre bu tatlıya Emel'in tatlısı dedim ama burda yayınlarken başka bir isim bulmam gerekiyordu. :) Bende "kakaolu muzlu rulo" demenin uygun olacağını düşündüm.

    KAKAOLU MUZLU RULO

    Malzemeler:
    1 lt süt
    3 fincan un
    3 fincan şeker
    yarım paket margarin
    1 paket vanilya
    1 paket kakaolu petibör bisküvi
    2-3 adet muz

    ***Fincan türk kahvesi için olandır.

    Yapılışı:
    Bisküvileri rondodan geçirip un haline getirin. Büyük dikdörtgen yada kare tepsiye un halindeki bisküvileri yayın. Ben midi fırın tepsilerinden iki tane kullandım. Süt, un ve şekeri ocakta muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırın. Koyulaşınca margarini atıp eritin. Ocaktan alın.Vanilyayı ekleyin karıştırın. Bu karışımı hemen bisküvilerin üzerine eşit şekilde dökün. Tepside yarım cm kalınlığında muhallebi olmalı.

    Soğuduktan sonra muhallebiyi börek keser gibi dikdörtgenler halinde kesin. Dikdörtgenleriniz 8x12 cm genişliğinde olmalı. Muzları önce boydan ikiye kesin. Sonra da rulo genişliğinde olacak şekilde 8 cm olarak kesin. Dikdörtgen halindeki muhallebinin kısa ucuna kestiğiniz muzlardan dizin. Bir spatula yardımıyla muhallebinin altından kaldırıp, muzların etrafında çevirerek sarma gibi sarıp, rulo haline getirin. Bisvüviler muhallebiye yapıştığından kolayca rulo haline gelecektir. Ruloları servis tabağınıza yerleştirip dilerseniz ceviz veya fındık ile üstünü süsleyin.
    Afiyet Olsun...

    ***Dilerseniz kakaolu bisküviler ile bir miktar cevizide rondodan geçirip bisvüvili kısmın cevizli olmasınıda sağlayabilirsiniz. Çok daha lezzetli olacaktır.