
Herkese Merhabalar:) Bana göre kısa ama eminim blog dünyasına göre uzun bir aradan sonra yine burdayım...
Sanılmasın ki tembellik yapıyorum, bilakis çok da verimli geçen bir dönemdeyim. Hem işyerimde hem de evimde verimli bir dönem geçiriyorum. Hamileliğin altın 3 ayını geçirdiğimden sanırım.
Paskalya çöreğinin tarifini bir türlü ekleyememiştim. Paskalya etkinliğine bizi davet eden arkadaşım Kostas'a sürpriz yapmak için bu çörekleri yapmıştım. Ama babamın rahatsızlığı sebebiyle paskalya akşamına gidemedik ve paskalya çöreklerini tatmasını istediğim gibi birçok kişi tadamadı. Paskalya çöreği için birçok tarifi inceledikten sonra Hürriyet'in sayfasında gördüğüm Fındıklı Paskalya çöreği tarifinde(2.tarif) karar kılmıştım. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.
Yurtdışında ki arkadaşların haftasonları yaptıkları gezileri okuyunca(Pia), özellikle Berceste'nin Camden Town yazısından sonra neden bizde keşfetmiyoruz çevremizde ki ilginç yerleri dedim ve haftasonu eşimle Eyüp'te bir gezi yaptık. Çok kalabalık olduğundan evimize yakın olmasına rağmen haftasonları gitmeye çekindiğimiz bir yer haline geldi. Eşim ısrar etmese yine de benim dışarı çıkacağım yoktu ama neyse ki içimizden biri harekete geçiyor. Evimizden Eyüp'e kadar yol boyunca parkta ki piknik kalabalığını seyrede seyrede gitmek büyük keyifti. Rengarenk, cıvıl cıvıl:)
Gerçi pazar günü sonunda herkes dağıldığında ortalık birer çöp yığını haline geliyor. Neyse ki Belediye işçileri gelip tekrar eski haline getiriyorlar. Belediye daha çok çöp kutusu bıraksa, halkımız da şu vurdumduymazlığından kurtulsa bu kadar çok temizlik işçisine gerek de kalmayacak, bu da ayrı bir durum.
Yürüyerek Eyüp'e vardığımızda önce kendimize ödül niyetinde birer dondurma aldık eşimle. Sonra çimlere oturduk, özlediğimiz birşeydi bu:) Derken bir cami avlusuna girip birazda orada oturduk, derken bir kız çocuğu elinde yeni yapılıp henüz kurumamış bir ebru sayfasıyla geçiyordu, hemen kaynağını sordum ve kaynağa çok yakın olduğumuzu öğrendik. Eyüp'te Mehteran bölüğünün bahçesinin içinde ufacık bir odada yapılıyordu bu ebrular, bir tek ustanın elinden çıkıyordu. Sizler için fotoğraflamadığıma çok pişmanım ama yolunuz düşerse Eyüp Evlendirme dairesine yakın olan bu bahçe içinde ki odaya uğrayıp Ebru ustasını seyretmenizi isterim. Su üzerinde ki belirsiz boya şekillerinin bir anda nasıl harika bir laleye ya da güle dönüştüğünü bir görün siz de.... Bahçeden merdivenle de camiye çıkılıyor. Bu caminin avlusu da çok hoşuma gidiyor, bu avlu da oturup biraz sakinliğin tadına varıp yolunuza devam edebilirsiniz. Eyüp'ün bütün kalabalığından arınmış bu iki yeri ilk Eyüp ziyaretinize ekleyin derim. İlk fırsatta bu mekanı fotoğraflayıp sizlerle paylaşmayı istiyorum.
Bir önce ki hafta ise çok güzel bir sofraya konuktuk. Bütün doğallığını korumuştu sofra, tıpkı memleketleri Adıyaman'da olduğu gibi yer sofrasında idi. Benim çok severek yediğim kuru biber ve patlıcan dolması ile soğuk çorba vardı. Dolmanın tarifini ben de vermiştim bloğumda, soğuk çorba ise uzun zamandır dilimde idi, aşurelik buğday ve hafif ekşitilmiş ayrandan yapılıyor. Yaz günlerinde serinlemek için benim de sık sık yapacağım bir çorba olacak. Sofranın bir başka güzelliği de bizim pide dediğimiz kimi yörelerde ise açık ekmek diye geçen ekmeğiydi. Yakınlarında bu şekilde ekmek satan bir fırın varmış, memleketimi özlediğimi anladım, keşke bizim yakınımızda da böyle bir fırın olsa, evde ki ekmek tüketimi epey artardı sanırım. Ekmekler soğumasın diye sofranın sonunda örtüye sarılı olarak duruyor...

Ben de boş durmadım. 18 cm lik kelepçeli kalıbımı kullanıp mini bir cheesecake yaptım. Eşim şimdiye kadar yaptıklarımın arasında en güzeli olduğunu söylüyor. Limonlu cheesecake benim en sevdiğim tatlı diyebilirim.

Kendi ekmeğimizi yapmaya devam, bu çiçek ekmek hep sofralarımız da olacak bundan sonra...

Bu arada harıl harıl etamin işlemeye devam ediyorum. Ama maalesef henüz bitmediğinden paylaşamıyorum. Bu sefer işlediğim model ilkine göre iki kat daha büyük. Beni o kadar güzel dinlendiriyor ki, ev işlerini yaptıktan sonra açılır tekli koltuğa serilip alıyorum elime.
Sanem'e tekrar sevgi ve teşekkürlerimi yolluyorum.