12 Eylül 2011

Hey! 2. ayımız da doldu...

İpek kız kozasındaki 2.ayını da tamamladı.

Yine bol bol gezerek...

DSC00531
Bayram tatilimizi ve sonraki bir hafta tatilimizi İstanbul'da geçirdik. Neler yapabiliriz bu şehr-i İstanbul'da diye düşününce o kadar çok malzeme çıkardık ki, hepsini tamamlayıp gezemedik bile. Şehirlerarası yollardan uzak kalıp bavul hazırlığı telaşını da hiç yaşamadık böylece. Aslında niyet bir gemi yolculuğu ile Yunanistan'a geçmek ya da İtalya'daki turlara katılmaktı ancak çocuklara alınan gereğinden fazla ücretler ve turların ekstra ekstraları ile uzak kaldık. Biz kendi turumuzu kendimiz yaparız yine diyerek. Kısmetse seneye artık...
Bir Eskişehir turu isteğimiz vardı trenle gidip gelinen, bu kez de 0-7 yaş arası çocukların alınmaması sebebiyle katılamadık tura. Bir başka isteğimiz ise Beypazarı idi. Yine gereğinden fazla alınan çocuk ücreti( Hadi Can'ı anlarım ama 2 aylık bebek içinde yarı ücret istenmesi abes!) ve ekstra ekstra çıkarılan masraflar sebebiyle vazgeçildi. Eskişehir'e kendimiz trenle gidip gelelim dedik ancak geç kalmıştık, dönüş için trenlerde yer kalmamıştı bu kez de...
Mekan değiştirmedik böylece...

İstanbul'da neler yapılır peki?
Hiç sightseeing düşünmüş müydünüz? Düşünün, harika oluyor. Gece turu kapsamında Anadolu yakasına geçip Kirazlıtepe'ye çıkmak, köprüyü üstü açık otobüsün 2. katında geçmek müthiş bir deneyimdi. Esen deli rüzgar ile lunapark heyecanını, atmosferini yaşadık. Bu yıl Avrasya Maratonuna bir şekilde katılmak hedefim! Köprüyü bir kez daha deneyimlemek istiyorum.
DSC00558

Bu tura katılırken trafiğin olmayacağı günleri tercih etmek gerek, diğer türlü zevk değil eziyet olacaktır... Bayramda nüfusu neredeyse yarıya düşmüş İstanbul'da trafik yoktu hiç neredeyse...

Ve bizim için bir diğer güzel keşif Ağva oldu... Göksu nehri boyunca denize doğru yol almak, berrak deniz, herşeyi incelikle düşünülmüş yapılmış bir butik otelde yeni lezzetler tatmak, ev rahatlığında sessizlikte sakinlikte ağırlanmak çok güzeldi...

Emzirmenin yeri yok... Nehir üstünde bile emzirmeye devam, sandala inerken ve binerken de devam ettik :) Babasling sayesinde her yerde rahatça emzirebilmenin özgürlüğü! Bunun getirdiği ise rahatça gezmek oluyor.
IMG_8157

Tatilin bir kısmında da yurtdışından gelen misafirlerimizi gezdirdik. Onları gezdirirken biz de gezdik. Sultanahmet'de, Beyazıt'da, Taksim Beyoğlunda, Karaköy'de, Tophane'de, Nişantaşı'nda, uzun zamandır girmediğimiz sokaklara mekanlara daldık... Bayramdı İstanbul sakindi dedim ama turistik mekanlarda durum hiç böyle değildi. Beyoğlu'nda yürümek zordu yine. Dolmabahçe Sarayında kuyrukta bekledik mekanı gezebilmek için. Can, Atasının doğduğu ve vefat ettiği mekanı bu yıl içerisinde görmüş oldu 4 ay ara ile.

Bunun dışında sevdiğimiz restoranlara, kafelere gittik trafikte saatler harcamadan rahatça., kendimizi şımarttık...

Ve anladım ki İstanbul'da değil 2 hafta, aylarca gezseniz yetmez bu güzel hüzünlü şehri yeniden ve yeniden keşfetmeye, tatmaya...

9 yorum:

Red Riding Hood dedi ki...

Uzun aradan sonra tekrar yazıp kendinizden haber ettiğniz için teşekkrler :) Ağzınızın tadı hiç bozulmasın,neşeniz bol olsun fotoğraflardaki gibi hep mutlu olun,İpek böceğinede sevgiler,öpüyoruz minnak ayaklarından.

sirinanne dedi ki...

Çok iyi yapmışsınız, terk edilmiş İstanbul harika oluyor.
Bir bayram bizim de bunu deneme şansımız olmuştu.

Ballı Cimcime dedi ki...

Ne güzel bir manzara böyle, güzel ailenize maşallah. Çocuklarını güle güle büyüt canım. Öyle güzel anlatmışsın ki beni epey bir cesaretlendirdin bebişle gezmek konusunda:) Sevgilerimle öptüm.

nohut oda dedi ki...

ohh masallah size..cok iyi yapmıssınız gezmekle.altteki aile fotonuza bayıldım bu arada..
ipek nasıl cana benziyormu merak ettim:))
opuyorum ikisinide..

Berceste dedi ki...

Cilginlar sizi :) Istanbul'da gezilecek cok yer var, haklisin ama sorun haftasonu gitmeye kalktiginda olumcul bir trafik, is ve okul giris, cikis saatlerindeki olumcul trafik! Hep Bayramdaki gibi olsa yollar keske, benim cocuklugumdaki gibi. Cocukken un almaya Catalca'daki degirmene, su icin Tasdelen'e, balik icin Rumeli Kavagi'na giderdik. Hic de eziyet degildi. Ama simdi oyle mi? Bir de salak sepet laflar eden, tuhaf tuhaf araba kullananlarla karsilasmak var ya, o zaman evde oturup 4 duvar seyretmek bile daha guzel geliyor insana onlarla karsilasmaktansa! Gene de sehrim guzel benim :)

LaMa dedi ki...

eskiden Turkiye'de ortaokul cocuklarina bile ucret alinmazdi, ne olmus oyle, buralari aratmiyor! Muzeler, eglence mekanlari, parklar hepsinde cocuklara da nerdeyse tam ucret isteniyor.Hatta ir keresinde universite kimligim ile ben ucretsiz girdim, Zeynep'e para odedim, icime oturdu!
En fenasi da ucak biletleri, 2 yasindaki cocuga niye bilet kesersin, ben araziyim kucagimda tasirim halbuki :) 2 yasina girmeden bol bol uctuk biz de...

ÇokBilmiş dedi ki...

Otobüstki resminize bayıldım. Can ve uçuşan saçları nefis çıkmışlar :) İnceliğini kıskandım :)

Adsız dedi ki...

Merhaba pınar hn.
sitenize uzun zamandır uğramamışım demek ki benim bıraktığımda Can vardı İpek böcüğüde katılmış aranıza hayırlısı olsun. Sağlıkla mutlulukla büyütün ikisinide inş.
Kırmızı ana kucağınız dikkatimi çekti kullanışlı birşeye benziyor. Türkiye'den mi aldınız acaba birkaç ay sonra benimde ihtiyacım olacakta rica etsem yardımcı olur musunuz?

Sevgiler

Vivi...

Adsız dedi ki...

Merhaba pınar hn.
sitenize uzun zamandır uğramamışım demek ki benim bıraktığımda Can vardı İpek böcüğüde katılmış aranıza hayırlısı olsun. Sağlıkla mutlulukla büyütün ikisinide inş.
Kırmızı ana kucağınız dikkatimi çekti kullanışlı birşeye benziyor. Türkiye'den mi aldınız acaba birkaç ay sonra benimde ihtiyacım olacakta rica etsem yardımcı olur musunuz?

Sevgiler

Vivi...