1 Nisan 2010

PASKALYA ZAMANI

Paskalya zamanı yaklaştı. Hıristiyanlıktaki en eski ve en önemli bayram… İsa’nın çarmıha gerildikten sonra ki dirilişinin kutlanışı… Büyük perhizin sona erişi…
Her sene aynı tarihte gerçekleşmeyip Katolik ve Ortodokslar arasında da tarih farklılığı bulunan Paskalya Günü, Mart sonundan başlayıp Nisan sonuna kadar devam eden pazarlardan birine denk geliyor. Paskalya Gününün diğer isimleri ise Kıyam Yortusu, Diriliş Pazarı ya da Diriliş günü…

Hıristiyanların da tuttuğu bir oruç var. Büyük perhiz diye geçen 5 haftalık oruç süresince hayvansal hiçbir gıda tüketilmiyor. Bunu kısmen uygulayanlar var tamamen uyanlar var. Yani sadece et yemeyenler ya da hem et hem de süt, peynir yumurta gibi yan ürünleri tüketmeyenler de… Bu oruç Paskalya gününde sora eriyor.
Bizim bayramlarımızda olduğu gibi onların da bu bayramlarına has gelenekleri var. Paskalya Günü için evlerde Paskalya çörekleri yapılıyor; yumurta (boyalı paskalya yumurtası) haşlanıp boyanıyor; bu yumurtalar ve çikolata şeklindeki tavşanlar eşe dosta komşuya hediye ediliyor, mumlar yakılıp; dualar okunuyor. Büyük günde ise kilise de buluşulup dini tören(ayin) yapılıyor.
Bu dönemin lezzetleri bize bir şekilde ulaşır. Tavşan şeklindeki çikolatalarımız İsviçre’den her sene mutlaka gelir, boy boy… Bu çikolatalar sadece çocuklar içindir. Can bu çikolataları henüz pek yiyemedi. Onun yerine biz vekâlet ediyoruz şimdilik:) Can da kıyısından köşesinden nasipleniyor. Çikolatayı sevmediğinden değil, maalesef tam zıddı bir durumla karşı karşıyayız. Elinde ne kadarı varsa o kadarı bir hamlede ağza tıkıştırılıyor. Isırmak kısım kısım yemek yok. O yüzden çikolatalar hep gizli saklı köşelerde, gözden uzakta bizim evde.
Yumurtalarımız da bir iş arkadaşımızdan gelir, bu sene henüz gelmedi:)
Paskalya çöreğini ise bu dönemde olmasa da dönem dönem kendim yapardım. İlk yapışımda uzun uzun tarif arayışına girişmiş, Hürriyet gazetesinin sitesinde bir tarifte karar kılıp yapmıştım. Birçok alternatif arasından seçtiğim tarif pek güzel çıkmıştı. İyi ki çıktısını alıp saklamışım. O vakit bloğa tarifi yazmayıp sadece web linkini bırakmışım ancak o link şu an çalışmıyor. Aynı tarifle bir kez daha yapıp tarifini bloğa yazmak şart oldu.
Kimden Blogger Pictures
Dün işyerine bir paket geldi. Gelen paketten buram buram mahlep kokusu geliyordu. Tadarken de mis gibi sakız… Gayrimüslim iş ortağımızdan güzel bir jest. Pastane yapımı fakat bu çörek işini orijinaline uygun olarak yapan bir pastaneden; “Üstün Palmiye Pastanesi” Bu işi Rum ustalardan öğrenmiş olan bir Pastane. Pastaneye şu vakitler bir ziyaret yapma isteğindeyim.
Kimden Blogger Pictures
Ne güzel ki benim elimdeki tarifle yaptığım çörekler de bu pastanenin çöreğiyle aynı tad ve dokuda idi. Aradan bu kadar zaman geçmiş nasıl hatırlıyorsun demeyin. İnsan gerçekten sevdiği tatları kolay kolay unutmuyor. Sanırım duygusal bir bağlantı kuruyoruz beynimizde, böylece hafızamıza kazınıyor. Ratatoille çizgi filminde zalim eleştirmen nasıl o yemeği yiyip de çocukluğuna gittiyse ben de 3 yıl öncesine gittim bu çöreği tadınca:)
Kimden Blogger Pictures


Pastaneye siz de uğramak isterseniz:
Üstün Palmiye Pastanesi-Baruthane Cad. No: 68/A Feriköy,
TEL: 246 15 21- 231 92 53
Kimden Blogger Pictures

Not: Gelen çöreklerden birisi kimseye yedirilmeyip ertesi gün fotoğrafı çekilmek üzere gözaltında tutulmuştur. Fotoğraf çekiminin ardından salıverilmiştir midelere doğru:)

9 yorum:

lavantalimon dedi ki...

Pınarcım, bilirim seni yaptığın güzel çörekleri. denediğin güzel hamur işlerini.
paskalya çocukluğumdan beri kokusu beynimde sanki kalmış mahlepi sevdiren bir lezzet:)
afiyetler olsun Can'ınada tatırsaydın:))

nohut oda dedi ki...

bızde bu cumartesı yumurta boyamaya davetlıyız..ıyı oldu bu yazıyı gordugum gıderken alayım bır paskalya coregı:))yaparım dıyemıyorum ...

Adsız dedi ki...

bizim semtin pastanesidir ve çöreği değil sadece mekik keki ve peksimetleri de güzeldir,1-2 gündür ise içine zor giriliyor.
afiyet olsun
sevgiler
yıldız

Açalya dedi ki...

cok guzel bir jest...canim cok fena istedi, yapicam!

Pınarın Kulubesi dedi ki...

Sevgili Ferhan,
ne güzel seninle tekrar buluşmak.
Hamur işini özellikle mayalı işlerle uğraşmayı pek severim:)
Evde yaptıkça Can'da severek yiyor tabi ki:)
Nohut Oda, ne güzel bir davet bu, yumurta boyamayı ben bile düşündüm, bu pastanede boyalı yumurtalar da satılıyormuş, alıp kendin süslemesini boyamasını yapıyorsun.

Yıldız, inanamıyorum, ramazan pidesi değil ki bu bütün gün ve akşam gidip alabilirsin. Ramazan pidesi iftar vaktinden önce çıkar ki taze taze olsun. Bir haberde okumuştum, geceli gündüzlü çalışıyorlarmış pastanede bu zamanlarda. Günde 3 saat uyuyorlarmış filan:) Demek aslı varmış. Gidip şahit olmak gerek:)

Açalya
ben de haftasonunu bekliyorum, yapalım, yiyelim yedirelim...

Adsız dedi ki...

ASILIMASYONUN BOYLESINE NE DIYEYIM BILEMEDIM!!

ozgur dedi ki...

gerçekten çöreğin can çektiren cinsten.
Sevgiler...

Pınarın Kulubesi dedi ki...

Sevgili Adsız, İslamiyetin hoşgörü dini olduğunu dile getiren yüce insanları haksız çıkarmamaktan yanayım. Bize yıllarca öcü, günahkar olarak bildirilen insanların da bizim inandığımız Yaradana inandığını unutmamak gerekiyor. Önemli olanın da bu olduğunu düşünüyorum. Bayramımı kutlayan bu insanların bayramını kutlamaktan da mutluluk duyuyorum.


Sevgili Özgür, teşekkürler yorumun için, tarif ve yeni fotoğraflar geliyor yakında...
sevgiler

Müge dedi ki...

Şekercim harika bir yazı olmuş.
Bende Şişli'de Ermeni komşularımız ile birlikte büyüdüğüm için, bahsettiğin tüm şeyleri birebir yaşadım.
İnanılmaz kibar insanlar.
Hem kendi bayramlarında yumurta, paskalya gibi hediyeler getiriyorlardı hemde bizim bayramlarda kutlamaya geliyorlardı.
Hatta bende paskalya çöreği tarifimde uzun uzun bahsettim bu konudan.
Üstün pastanesi de cok yakındı bize, ama ben içinde damla sakızı oldugu icin yemezdim, surekli alınırdı eve ama.
Şimdi büyüdümde kendim yapıyorum hem de damla sakızsız :)

Ayy çenem düştü, kaçtım ben :)