4 Ekim 2007

ALIŞMA GÜNLERİ

2 hafta göz açıp kapayıncaya kadar geçti bile, Can 2 haftalık oldu, 14 uykusuz bölük pörçük gece demek bu aynı zamanda...

Salonumuz penceresinden bizi selamlayan Çınar ağacının sararan yapraklarını farkettim bu sonbaharda... Can emerken uzun uzun seyretme fırsatı buldum ağacımızı... Karlar, yağmurlar yağacak daha, ben seyredeceğim. 2,5 ay daha evdeyim. Sonra iş başlayacak.

Can uyanıkken sık sık emmek istiyor, haliyle yorulan ebeveyn ben oluyorum. Babamıza iş düşmüyor. Can'ın gece ağlamalarından rahatsız olan babamız ertesi gün işyerinde uykusuz kalmasın diye ayrı odada yatıyor artık. Açıkçası terkedildik. Gece uyanıp meme isteyen koca adam gibi tosur tosur uyuyan oğlumla başbaşa ediyoruz sabahları artık. Çareyi hemen 2.gün buldum. Artık uzanarak emziriyorum. İkimizde yan dönüp birbirimize bakar durumda oluyoruz. Herkes aman çocuğu ezersin dikkat et diyor ama öyle bir uyuyorum ki sanki etrafım dikenlerle kaplı, milim oynamıyorum yerimden. Can'ın sesine kurulmuş saat gibiyim, uyanıyorum hemen.

Kaç gündür yazı yazmak istiyorum, yorumlarınıza cevap yazmak istiyorum ama Can izin vermiyor, evde bekleyen işler izin vermiyor. Ara ara babannemiz geliyor yardıma, onun dışında çoğunluk yalnızız... Akşamları arkadaşlar geliyor ziyarete, gündüzleri de komşular... Günler geçiyor, biz Can ile birbirimize alışma sürecindeyiz, o çoktan alışık da, beni yola getirmeye çalışıyor sadece. Can ağladığı vakit memeyi alınca susuyor neyse ki, bu beni çok yoruyor ama buna da şükür diyorum. Bazı çocuklar gaz sancısı olunca rahatlamak için de emmek istermiş, bizimkisi böyle bir durum sanırım. Kakasını ve çişini yeterince yaptığı için sütüm yetmiyor, doymuyor fikrine kapılmıyorum. Can'ın yüzünde ergenlik sivilceleri gibi minik minik kırmısı kabarıklıklar var. Annelere sorduğumda kendi çocuklarında da olduğunu söylüyorlar. Farklı bir şampuan kullanmaya başladık acaba alerji mi yaptı ilki diyerek. Anne sütü yağlı ise ondan da olabilirmiş sanırım. Umarım yakın vakitte geçer, pürüzsüz bebek tenine Can yeniden kavuşsun istiyorum. Yalancı emzik henüz kullanmadık. İlk 1 ay kullanmak istemiyorum. Bir tane aldık ama bizimkisi süt gelmediğini görünce pek tutmadı. 1 ay sonra farklı bir emzik ile denemek istiyorum. Ağlamaya başladığında geçici ve iyi bir çözüm diyor herkes.

Süt pompamız geldi ve ilk denemeyi o gün yaptım, çalıştığını görünce dezenfekte edip kaldırdım çünkü Can Bey süt birikmesine hiç müsaade etmiyordu ta ki 2 gün önceye kadar. Gece uykusu uzun sürdü ve uyanmadı, yanına gittim şöyle bir deneme yaptım yok uyanmıyor, emmiyor. Ben de doğru makineyi çıkarıp tek göğüsten süt çektim, aradan dakika geçmedi ki bizimkisi uyandı. Süt diye ağlamaya başladı. Artık diğer göğüste ne kadar varsa idare etti garibim. Sağdığım sütü biberona koyup doğru buzluğa kaldırdım. Uygun bir vakit ben dışarıya çıktığımda ya da haftasonu babası evdeyken gece biberonla vermesi üzere kullandırmak istiyorum. Topu topu çıkan da 75 ml zaten, tek içimlik yani...


Can'ı emzirirken bol bol kitap ve dergi okuyorum. Sofra dergisinin yanında GEO ve Bebeğim dergilerine de üye yapmış beni babamız, çok sevindim buna. GEO'nun bu ay ki kapak konusu Annelik duygusu üzerine. Bu konuda geniş bir yazı hazırlanmış. Garanti Emeklilik'den hediye bir kitap geldi. Mutlu Yaşama Sanatı adında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun kaleminden, bu tür kitapları sevmem aslında ama bu kitap hoşuma gitti. Sanırım ihtiyacım olduğu bir dönemde geldiği için anlam kazandı.

Sevgili Itır yorumunda yazmıştı "hoşgeldin doğum sonrası karmaşık duygular(postparium) dünyasına" diyerek... Gerçekten öyle, karma karışık bir dünya burası...

Daha aklımda bir sürü yazacak konu vardı. Can hala uyuyorken yazayım diyorum ama şimdi aklıma gelmiyor yazacaklarım.
Yorumlarınızı tek tek ilgiyle okuduğumu bilmenizi istiyorum. Özellikle tavsiye ve tecrübelerinizi aktarmanız benim için çok değerli. Ancak, vakit bulup yorumlara cevap yazamıyorum. Blog sayfalarına da arada bir hızla göz atıyorum. Güzel bir Ramazan geçiyor. Şenlikli sofrlar, yeni tarifler... Benim de içim gidiyor mutfağa girip birşeyler yapmaya ama dün akşam gelecek arkadaşlarımız için bir Çikolatalı Keki bile zor zahmet yapabildim. Fotoğraflamayı çok isterdim ama ne mümkün. Üstelik fotoğraf makinemiz yenilendi. Canon EOS 40D'miz var artık. Ama değil fotoğraf çekmek, daha makineyi inceleme fırsatım bile olmadı. İnşallah tekrar Can ile bir düzen oturtup mutfağa dönüp yeni tarifler deneyip fotoğraflama fırsatım olur. Sonbahar ve kış geliyor ve ben yeni bir etamine başlamak istiyorum. Tatil yapmak, yeni ülkeler görmek istiyorum. Evde geçen 2 haftanın sonunda sokağa çıkıp elimi kolumu sallayarak yürümeyi bile özledim. Meğer mutluluk çok uzakta değilmiş, bizim sokağın yanıbaşındaymış...

15 yorum:

zinnur dedi ki...

Pinar, gec bir tebrik de benden. Ssaglikla ve afiyetle buyut oglunu. O sivilceler senin hormonlarin sutunden Can'a gecmesinden kaynaklaniyor, Pinar. Malum dogum sirasinda ve sonrasinda bir suru hormon salgilaniyor, kimisinde daha az, kimisinde daha cok. Benim cocuklarimda da oldu, sonradan yavas yavas geciyor. Daha da garibini soyleyeyim, ilk kizim bu hormonlar yuzunden dogar dogmaz 1 hafta adet de gordu.

Senin yazdiklarini okurken kendi emzirme gunlerime dondum, ben de yatarak emzirmekte bulmustum careyi. Anne cocuk arasinda olan en ozel iliskilerden biri emzirmek, zaman gectikce daha da cok seveceksin eminim.
Sevgiler,

Adsız dedi ki...

Merhaba Pınar' cım,
sana yorum yazmak istedikçe iş çıkıyor. Birtürlü iki satır yazamadım. Neyse ki çıkmak üzereyken fırsat buldum.
Biraz kısa olacak ama...
Geçen hafta doğum yapan bir arkadaşımla konuştum bugun ve insan hafızasının ne kadar nankör olduünu gördüm.Çünkü bazı sorularında durdum kaldım.

Ballı Künefe
Bloglar bu bağlamda çok faydalı.
Senin sayfanı söyledim arkadaşıma .
Şimdi düşünüyorum da sanki doğun yapan, evde bunalarak bebişiyle ilgilenen ben değilmişim sanki.Sadece doğduğu anı hiç unutmuyorum.Keşke bir blogta ben yapsaydım dedim içimden...
İlk yalnız kaldığımda çok ürkmüştüm. İnsanın eşi yardım edemeseme bile varlığı yatiyor . Benim eşim yurtdışındaydı ve çok az görüşebiliyorduk.Allahtan en değerli varlığım annem vardı çoğu zaman yanımda.
İnsan işteyken evi, evdeyken işi özlüyor. Bir türlü memnun olmuyoruz galiba. Her sabah işe giderken oğlumun en güzel anlarını kaçırmanın üzüntüsünü yaşıyorum.Neyse şimdi çıkıyorum yarın devam ederim.
Sevgilerimle

Adsız dedi ki...

Sevgili Pınar bebeğin ömürlü olsun :) Birazdan mesaim bitecek çarçabuk yazmak zorundayım yarında kesin unuturum :) Bebeğini yatarak emzirmen çok sakıncalı. Mutlaka emdiği sütü rahat yutacak derecede bir açı ile tutmalısın. Nette bu konuda eminim açıklamalar vardır. Hatta açısını bile söylüyorlar :) Aksi halde orta kulakta sıvı birikmesi oluyor buda zaman içinde allah korusun orta kulak iltihabı ve yine allah korusun memenjite kadar gidiyor. Gözünü korkutmak istemem ama dr.na danış ve nettende araştır. Minik kuzunu öpüyorum.

archisugar dedi ki...

Pinarcigim, ben de ilk haftalarda hep yatarak emziriyordum, hastanedeki hemsireler de onerdiler. Bebek cok kucuk oldugu icin zaten tutma pozisyonlari pek kolay olmuyor. Zamanla kucaga alirsin. Ben bazen kucagimda emzirirken uyuyakaliyordum. Ama senin de dedigin gibi milim kipirdamadan uyuyor, uyaniyordum. Annelik bu olsa gerek iste... :-)))

Yuzundeki sivilceler icin hiiic endiselenme. Cogu bebekte ikinci haftada olan bir durum. Defnede de oldu. 10 gun sonra hicbirsey kalmamisti. Cok normal... Sutundeki hormonlardan kaynaklaniyor...

Sen ona, o hayata alisiyor... ne garip duygular icinde oldugunu biliyorum. Dogumdan sonra sokaga ilk ciktigimda kendimi uzayda yuruyor gibi hissetmistim. Sanki 10 senedir yurumemis gibi. :-))))

Sevgiler canim
Esra

Adsız dedi ki...

Merhaba Pinar,

Senin bebeginin haberini aldiktan birkac gun sonra cok sukur bizim bebisimiz de tesrif etti dunyamiza.

Hersey dogal olsun diye cok hayal kurmus ve suni hicbir mudaheleye (induction, epidural, sezeryan vs...) prim vermemistim hamileligim boyunca. Ama bebis cok gecikince, sirasiyla hepsine evet demek zorunda kaldim. Induction kremi verilir verilmez baslayan anormal sancilara bebis cok kotu tepki verdi. Kalp atislari dusunce de, acilen sezeryana alindim. Sonucta boylesi ikimiz icin de en guvenli ve hayirli olaniydi ama yine de uzuluyorum; epidural yuzunden bebegimi sevinc gozyaslariyla karsilayamadigim icin...

Ben nispeten gec bir yasta (38) anne oldum. Ustelik yabanci bir ulkede anne-akraba desteginden cok uzaktayim. Hal boyle olunca, anneligimin ilk on gunu maalesef cok yorucu ve yipratici gecti. Bebisin varligi cekilen herseye degiyor ama dogrusu bu kadar yorulup yipranacagimi hic tahmin etmemistim. Ozellikle de anne sutuyle beslemenin bu kadar ozveri gerektirebilecegini. Bunaldigimda Kuran-i Kerim'deki Insirah Suresini hatirliyor ve ferahlamaya calisiyorum. Rabbim bunalan tum annelerin yardimcisi olsun... Kendine iyi bak ve dualarda bizleri de unutma.

Sevgiyle,
Ayse Sule

Not: Ben de zorda kaldikca pompa kullaniyor acil durumlarda servis ediyorum keretaya :) Tek gogusten 75 ml. cikmasini kucumseme bence, cunku bizim bu konudaki performansimiz seninkinin yanina bile yaklasamadi henuz :(

nino dedi ki...

pinarcim oncelikle artik biririnize alisiyorsunuz cok sevindim makineniz hayirli ugurlu olsun canin birbirinden guzel fotograflarini paylasmani bekliyoruz ilk gunler yalniz kalman zor olmus ama olsun insan kendi ayaklari uzerinde durdugunu goruyor ve mutlu oluyor sutu buzluga koymayin demisti bizim doktorumuz ama demekki konabiliyormus banada derlerdi yatarak emzirme ama insan cok yoruluyor sana katiliyorum canim sevgiler

bocuruk dedi ki...

Ben en çok mutluluk çok uzakta değilmiş, bizim sokağın yanı başındaymış demişsin ya oraya takıldım. Çünkü seni çok iyi anlıyorum. Büyük kızım doğduktan sonraki özellikle de ilk bir ay hiçbir zaman normal hayatıma dönemeyeceğimi düşünüyordum. Ve bunu defalarca da o dönemi anlatırken dile getirdim. İnsanın çocuğu olduktan sonra hayatı hiçbir şekilde önceki gibi olmuyorsa da ilk günler kadar zor da kalmıyor. Merak etme bu yorgunlukları atlatacaksınız.

Seni de Can'ı da çok öpüyorum:)

Sevgilerimle...

sultan sönmez dedi ki...

Pınar hanımcım;
Bence bol bol bu günlerinizin tadını çıkardın.Bebeğiniz sizin siz onun sefasını sürün çünkü işe başlayınca bu günleri arıyacaksınız.Birde çoçuklar biraz büyüyüp ayaklanınca kucağınıza almıyorsunuz ben bazen Melisanın bebekliğini özlüyorum o zamanlar kucağımdan inmezdi şimdide bir dakika zor duryor kucağımda.Fotoğraf makinanız hayırlı olsun Can bol bol yakışıklı resimlerini çekersiniz.
Fazla sütünüzü sağmanız gerçekten çok iyi zor durumlarda ilaç gibi geliyor.Buzdolabında 24 saat derindondurucuda 6 ay ömrü var diye biliyorum anne sütünün.
Sütünüzün bol olması dileğimle sizi öpüyorum Can'ıda kokluyorum.

umran dedi ki...

Pinar'cim,
Yeni dunyaya gelen evladin ailenize mutluluk getirsin.Hayirli bir evlad olsun insallah.
Nasil mutlu oldum bebegini gorunce. Cok tatli masallah cok.
Tekrar tebrikler.
Zamanla goreceksin uzuldugun seylerin ne kadar onemsiz oldugunu. O miss kokulu masum bebeginle anneligin her an tadini cikar.Zaman cok cabuk geciyor cunku.
Gercekten cok sevindim Can bebegin gelisine.
Sevgiler ikinizede.

Adsız dedi ki...

Bebeğinizi güle güle büyütün . En güzelini yapıyorsunuz bebeği anne sütü ile beslemekle.Bir de her anın tadını çıkarın lütfen bunlar gelip geçici güzellikler.Bu karmaşık duyguları hepimiz yaşadık ve biraz çevremizden anne ve kızkardeşimizin dönüşümlü olarak yanımızda kalmasıyla daha kolay atlattık.Sizede nacizane tavsiyem annenizin veya varsa kızkardeşinizin mümkünse sizinle beraber kalması size çok iyi gelecektir.Sütü sağıp bebeğe bıraktıktan sonra dışarıya kısıtlıda olsa çıkabiliyorsunuz buda iyi geliyor.Diğer türlü sanki hiç dışarı çıkamayacakmışsın ve hep evde kalacakmışsın gibi geliyor insana . Canı öpün lütfen !Sağlıcakla kalın .

gülde dedi ki...

Pınar hanım,bebeginizi güle güle büyütün. Cok tatlı Maasallah...
Sampuanınızı degistirdiginizden bahsetmissiniz ama,eger kullandıgınız bu degilse Isilikleri icin "sebamed" sampuan kullanmanızı öneririm.Antiallerjik olmasından dolayı. Yatarak emzirme konusunda yukarıda yorum yazan "isimsiz" bayan haklı, gercekten aspirasyon ve otit ihtimali herzaman oluyor."Üzerine yatmayı" da es gecmeyin, tüm annelik ic güdülerine ragmen "uyku yarı ölüm gibi bir haldir" derler, dogrudur, örneklerini görmüslügüm var; Allah korusun. Amacım sizi ürkütmek degil kesinlikle, ama sizin tereddütlerinizi görünce yazmak istedim. Saglık ve mutlulugunuz daim olsun. Sevgilerimle...

ASYA dedi ki...

Pınarcım,
bende ilk birkaç hafta yatarak emzirdim ve rahat ettim açıkçası..benim sezaryen olduğu içinde ayrıca bi rahatlık sağlamıştır :P sanırım yani..
ama ele avuca gelince ve her seferinde yatağa yat kalk yapmaya üşenecek hale gelince benimki 3 hafta gibi olmuştu kucakta emzirmeye başladım,böylece başının altına devamlı yastık bul yerleş vs ile uğraşmayıp alıyorum kucağıma açıyorum memeyi çup çup emiyo beyfendi..
sende kendine göre en uygun pozisyonu yakında keşfedersin..

su şişeleri bırakmışsın ya evin belli yerlerine bende aynen öyleyim..özellikle emzirirken birden susuyo insan..inanılacak gibi değil..

süt sağma konusunda ..ben kendimden bir örnek veriim,,eğer sütün bol gelirse ilerde birinden emzirip diğerini sağıp dolaba koyabileceksin.ama çok gelirse tabi..ben şimdiden bazen tam dolu hissetmediğimde göğüslerimi onları nadasa bırakıp:P buzluktan çözdüğüm sütü veriyorum..

çook uzun yazdım ..yine yazarım sonra..
Efe beni bekler..

öptüm ikinizide

Ferhanca dedi ki...

Pınar'cım ne güzel yazıyorsun sana annelik çok yakıştı..
Pınar aman yatarak emzirme en korktuğun şeydir uyuklasanda oturda emzir..
Ayrıca ergenlik sivilceleri iyiye işaret sütünün yaradığını gösteriyor afiyet olsun o güzel oğluşuna ..sevgiler..

Beyza dedi ki...

Merhaba Pınar,
blogunu bu aksam keşfettim.Çok içten ve sıcak buldum...Bundan sonra sık sık ziyaretine geleceğim :) Bebeğinizi Allah bağışlasın.Çok tatlı maşallah.Doğum hikayeni okuyunca benim de gözlerim doldu,çok duygulandım...Senin gibi yeni annelerin mutluluğunu gördükce benim vaktim de artık geldi hatta geçiyor diye düsünmeye baslıyorum :)
Sevgiler

nino dedi ki...

kandilini kutlarim canim